Dikenli tel, dikenli dil

Girilmesi yasak bölgeler, özellikle dikenli tellerle çevrilir.
Çünkü dikenli tel yaralayıcı ve kanatıcıdır.
Bu vasfından dolayı caydırıcıdır.
Girilmemesi için böyle bir tedbir düşünülmüştür.
İnsanın gönlü de korunması gereken bir yerdir.
Onu da güzel bir üslupla korumak gerekir.
Dilin dikenlisi, telin dikenlisi gibi kanatıcı ve yaralayıcıdır.
İnsan ve özellikle de siyaset ilişkilerinde başvurulmaması gereken bir dildir.


Yumuşak ve yapıcı dil, insan ilişkilerinde olduğu kadar, siyaset ilişkilerinde de yararlı sonuçlar getirir.


Dikenli dil, insan gönlünü yaraladığında, bazen tamiri imkânsız sonuçlar da doğurabilmektedir.


Bu konuda pişmanlıklar ve özür dilemeler çoğu kez işe yaramaz.
Yunus Emre’nin şu beytini unutmayalım:


“Bir kez gönül yıktın ise, bu kıldığın namaz değil,
Yetmiş iki millet dahi elin yüzün yumaz değil.”


Gönül yaralayıcı dilden uzak durmanın önemini anlatıyor Yunus.
Bir kez gönül yıktın ise o namazı kılma diyor.


Siyasette bu dil kullanıldığında ise toplumu huzursuzluğa sevk eder.


Kavga bulaşıcıdır.


Bir kere başlamaya görsün, toplumun bütün katmanlarına yayılır ve iç barışı bozar.


Bizde siyasetin dili maalesef böyledir.
Tabii, istisnaları da vardır.


Bu konuda dilini beğendiğim politikacılardan birisi de CHP İstanbul Milletvekili İlhan Kesici’dir.
Konuşmalarında yaralayıcı dile yer vermez.
Eleştirilerini yumuşak ve seviyeli bir dille yapar.


Formülü: “kavl-i leyyin” dir.
Yani, yumuşak üslup.
Yaralayıcı dilin ilişkileri bitirmek gibi yok edici bir yönü de vardır.
O dilden kaçınmak gerekir.


Bir daha geri dönülmez noktalara saplanmamak için.
En güzel dil, okşayıcı, bütünleyici ve yapıcı dildir.
Dikensiz dil…

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.